lasik nedir

Lasik nedir ?

Halk arasında göz çizme tedavisi olarak da bilinen göz lazer tedavisi excimer laser ışığı kullanılarak en sık lasik adı verilen teknikle tedavi edilmektedir. Lasik uygulanan yöntemin teknik adıdır. Aslında bu işlem esnasında düşünüldü gibi gözde bir çizme işlemi yapılmamakta, sadece gözün en ön tabakası olan kornea dokusuna özel bir lazer ışığı (excimer laser) gönderilerek korneaya yeni bir şekil verilmekte ve bu esnada doku buharlaşması gerçekleşmektedir. İşlem esnasında kornea dokusundan belli bir oranda doku buharlaşacağı için korneanın yeterli kalınlıkta olması lasik tekniğinin uygulanabilmesi için bir ön şarttır.

Lasik hem ülkemizde hem dünyada excimer laser ile yapılan lazer yöntemleri içinde en çok tercih edilen türdür. Yaklaşık 40 yıllık geçmişiyle dünya üzerindeki en güvenilir lazer tekniklerinden biridir. 1980 li yıllardan itibaren dünyada, 1990 lı yılların başından beri de ülkemizde başarıyla uygulanmaktadır. Lasik günümüzde gözün anatomik yapısı da dikkate alınarak farklı şekillerde uygulanabilmektedir. Kornea yüzeyinden ince bir zar kaldırmayı gerektiren bu teknikte flep oluşturma işlemi mikrokeratom adı verilen özel lazer bıçağı ile yapıldığında tekniğin adı
standart lasik, zar kaldırma işlemi eğer bir lazer ışığı kesisi ile gerçekleştirilirse intralasik veya i-lasik ismini almaktadır. Hem standart lasik hem de i-lasik wavefront denilen gözün miyop, hipermetrop ve astigmat dışındaki yüzeyel bozukluklarını da tedavi eden özel bir teknikle kombine edilebilmektedir.

Kimler lasik tedavisi için uygundur?

Lasik tedavisi için başvuran hastalar öncelikle ayrıntılı bir göz muayenesinden geçirilir. Bilgisayar yardımıyla göz numaraları belirlendikten sonra hastanın en iyi gördüğü diyoptri değerleri saptanır. Konya dokusunun yapısal özellikleri kişinin lazer geçirmeye uygun olup olmadığının belirlenmesi açısından hayati önem taşır. Bu amaçla yapılan testin adına kornea topografisi denir. Kornea topografisi tetkikinde korneanın kalınlığı , yüzeyinin düzgün olup olmadığı ve eğrilik yarı çapları gibi önemli kriterlere bakılır. Farklı bir cihazla göz bebeklerinin ışıkta ve karanlıkta ne kadar büyüdüğü tespit edilir . Gözün diğer katmanlarda farklı göz hastalıklarının bulunmaması, göz arkasındaki optik sinirin ve görme merkezinin sağlıklı olması yine önemli uygunluk kriterlerindendir. Ayrıntılı ön ve arka segment göz muayenesinden sonra hastayla ayrıntılı olarak lazer beklentileri hakkında konuşulur. Varsa risk faktörleri bunlar hastaya ayrıntılı bir şekilde anlatılır.

Lasik operasyonun aşamaları nelerdir ?
Çok genel hatlarıyla bir lasik operasyonu gözün uyuşturucu damlayla anestezisi ile başlar. Ardından kornaya yüzeyinden ince bir zar kaldırılır. Flap adı verilen bu zar mikrokeratom isimli hassas bıçakla kaldırılırsa o zaman bu işleme standart lasik adı verilir. Eğer flep femtosaniye lazer ile yapılan bir kesiyle kaldırılırsa o zaman da işleme İntralasik adı verilir. Sonraki aşamada hasta tepesinde yanıp sönen bir ışık kaynağına bakar ve bu esnada
göze excimer laser ışığı gelerek miyopi hipermetropi veya astiğmatik görme kusurlarını düzeltilir. Son aşamada ise kaldırılan flap tekrar yerine yatırılır. Tüm bu aşamalar yaklaşık 5 dakika içinde bitirilir. İşlem tamamen ağrısızdır, hastalar operasyon esnasında ne de sonrasında herhangi bir ağrı sızı hissetmezler.

Lasik ameliyatı nasıl bir ön hazırlık gerektirir?
Son derece konforlu bir operasyon olan lasik ameliyatı öncesinde eğer hasta yumuşak lens kullanıyorsa bunu tercihen bir hafta önce bırakmış olması gerekir, bu süre içersinde gözlük kullanabilir. Eğer sert lens kullanıyorsa bunların da tercihen 3-4 hafta kadar önce bırakılması gerekir. Operasyon günü hastalar parfüm kullanmadan ve makyaj yapmadan hastaneye gelir. Lazer ameliyatından hemen sonra araba kullanmak söz konusu olamayacağından hastanın taksiyle gelmesi veya kendisini eve götürecek birinin yanında bulunması faydalıdır.

Lasik operasyonu sonrasındaki süreç nasıldır?
Operasyonun bitiminde göze antibiyotikli damla damlatılır ve numarasız koruyucu lens takılır. Bu yumuşak lens gözü bir gece korur ve ertesi sabah kontrolde gözden tekrar alınır. Hastaya operasyon bitiminde ayrıca gözünü ışıktan rüzgardan ve tozdan koruması için özel koyu camlı bir gözlük verilir, hasta bu gözlüğü ertesi gün kontrole kadar takar. Eller göze gitmemeli, gözler ovuşturulmamalı ve yıkanmamalıdır. Genellikle ağrı hissedilmez, sadece 1- 2 saat süren hafif bir batma hissedilebilir. Tedavinin ertesi günü operasyon bitiminde göze takılan yumuşak lens doktor tarafından gözden alınır, hastaya kullanması gereken damlalar tekrar tarif edilir ve hastalar normal şartlarda gündelik yaşamlarına tekrar geri dönerler. 2 hafta kadar makyaj yapılmaması, 3 hafta kadar havuz deniz ve saunaya girilmemesi tavsiye edilir. Yine bu süre içinde gözler kaşınmamalı ve ovuşturulmamalıdır. Gözde darbeye sebep
olabilecek futbol, tenis, basketbol gibi sporlardan bir ay kadar uzak durulmalıdır ancak hafif yürüyüş ve hafif aletli egzersiz gibi sporlara birkaç gün içinde başlanabilir. Hastaların birinci gün, birinci ay ve üçüncü ay ücretsiz kontrolleri yapılır.

Hangi hastalar lasik tedavisi görebilir, hangi hastalar göremez?
Bir hastanın lasik tedavisi için uygun olabilmesi için 18 yaşın üzerinde olması ve göz numarasının son bir yıl içinde yarım dereceden daha fazla artmamış olması gerekir. 12 dereceye kadar miyoplar, 6 dereceye kadar hipermetroplar ve 6 dereceye kadar astigmatlar bu tedaviden fayda görebilirler. Tabi bunun için ön şart topografik tetkiklerde kornea kalınlığının, kornea yüzey düzgünlüğünün ve göz yapısının lasik tedavisi için uygun gelmesidir. Korneası ince olanlar için de farklı alternatifler vardır. Örneğin Transprk denilen no touch lazer korneası ince olanlara da uygulanabiliyor. Yine keratakonus hastaları için de tedavi yöntemi farklıdır. Kataraktı olanlar, şeker hastalığı nedeniyle retinada kanaması olanlar, hamileler, ağır romatizmal hastalıkları olanlar, sarı nokta hastaları, ağır göz tansiyonu hastaları lasik olamazlar. Eğer ön muayene esnasında göz arkasında retinada delik yırtık veya ince alanlar tespit edilirse bunların lasik tedavisinden yaklaşık 15 gün önce argon lazerle tedavi edilmiş olmaları gerekir. Eğer hastada ameliyattan önce uzun süre lens kullanımına bağlı kuru göz varsa bu operasyon sonrasında da devam eder, ancak önerilen damlalarla şikayetler en az seviyeye iner. Normal şartlarda oluşan göz kuruluğu operasyondan sonraki bir kaç ay içersinde tamamen kendiliğinden geçer.

Lasik riskli bir tedavi midir? Erken ve geç dönemde ne tür sorunlarla karşılaşılır?

Lasik olan hastaların gözlerinde ertesi gün kızarıklık gözlenebilir. Bu vakum yapan cihazlar nedeniyledir ve genellikle 1-3 hafta içinde tamamen kaybolur. Lasik enasında kornea yüzeyinden kaldırılan zarda, yani flepte kırışıklık oluşması ve flep altında bazı partiküllerin kalması flap yıkaması dediğimiz bir işlemle hemen ortadan kaldırılır, kalıcı bir sorun teşkil etmez. Lasik sonrası enfeksiyon çok nadir bir durumdur ve uygun tedavi ile ortadan kaldırılır. Özellikle hipermetrop ve yüksek astiğmatlıların tedavisinden sonra görme keskinliğinin tam olarak oturması biraz daha uzun bir süre alabilir ve bu süre birkaç haftayı bulabilir. Flep altında SOS adı verilen alerjik bir reaksiyon izlenebilir. Bu tip reaksiyonlar da uygun damla tedavisi ile kalıcı bir soruna yol açmadan kısa sürede ortadan kaldırılabilir. En ciddi komplikasyon geç dönemde oldukça nadir görülen ektazi denilen durumdur. Ektazi
korneanın lazer sonrası giderek incelerek şekil değiştirmesi hastalığıdır. Genellikle lasik için uygun olmayan gözlere uygulandığında izlenir. Ektazi tedavisinde bu incelmeyi durduran çapraz bağlama (cross linking) ve UV (ultraviyole ışın tedavisi) uygulanır, gerekirse gözlük veya sert lens uygulaması yapılır.

© 2017 AkinAkyurt.com - by BWD

Hemen İletişim        0216 386 8736


Sınırlı Sorumluluk Beyanı
akinakyurt.com'un içeriği, kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zama bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikle tavsiye edilmez. Site içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Tüm hakları saklıdır